Türkiye’nin çeşitli yörelerinde Yıllarca Milli Eğitim'e hizmet eten ve 11 yıl önce Trabzon’un Of İlçesine Bağlı Dumlusu Köyü Fatih İlköğretim okulundan emekliye ayrılan Mehmet Aykart,cıvıl cıvıl öğrencilerini ve karanlıkları aydınlatan meslek arkadaşlarını çok özlediğini söyledi.
Yüzerle okuttuğu öğrencilerinin büyük bir kısmının devlet kademelerinde çalıştığını ve zaman zaman beni arayarak öğretmeni nasılsın sizlerin bizlere gösterdiğiniz ve verdiğiniz ışıklar doğrultusunda çalışıyoruz .Sizlere tüm öğretmenlerimize çok teşekkür ediyoruz diyerek beni aramaları sonrasında saatlerce düşünüp eski günlerimi arıyorum.Zaman geçiyor, kişiler değişiyor ama sıcak ortam hep aynı kalıyor. Bu çok güzel bir şey. Öğretmen - öğrenci - idare birlik beraberlik içinde olmalı bizim zamanımızda öyleydi ve hep öyle kalmasını istiyoruz.Yokluklar içinde, pırıl pırıl, başarıdan başarıya koşan öğrencilerle beraber oldum. O günden bu güne her şey çok değişmiş. Okul fiziksel olarak çağ atlamış. Diktiğimiz ağaçlar, bırakılan güzel anılar yani hemen hemen her şeyiyle. Öğrencilerimle gurur duyuyorum. Okulu çok özlüyorum. Öğrencilerle birlikte olmayı, onlardan bir şeyler öğrenmeyi çok özlüyorum.”dedi.
Öğretmenlik günlerimi özlüyorum.
Minik öğrencilerimi daha çok özlüyorum. Keşke haftada bir iki saat de olsa bir yerlerde derse girebilsem. Keşke tertemiz beyaz sayfalar gibi minik öğrencilerimle beraber olmayı çok özlediğini de hatırlatan Emekli Öğretmen Akyurt, Başöğretmenimiz Muhammed Mustafa (sav) buyurmuş: “Ya öğrenen ol, ya öğreten! Ya da bunları seven ol! Sakın dördüncüsü olma, helak olursun!”
Bu sözde bir sıralama var: Öğreten en önce gelir! Çünkü o öğrenmiş ki öğretiyor.Sonra öğrenen gelir! O da öğrenmeyi sevmiş ve benimsemiş de öğreniyor. Üçüncüsü en sonda yer alıyor, çünkü o en az olanı da olsa yapmış ve ilk ikisine gönlünde yer açmış, evinde yer açmış, kesesinden pay ayırmış. Trenin son vagonuna da olsa binmiş işte! Ama dördüncüsü? O yanmış işte! Treni kaçırmış o! Sevmemiş öğreteni de öğreneni de… Cehalet istasyonunda öylece kalakalmış! Yazık etmiş kendine! Bu duygularla tüm öğrencilerine ve öğretmen arkadaşlarına sevgilerini gönderdi.
Şemsettin Öztürk