Karadeniz’in fındık hasatı sahillerde başladı.Yüksek kesimlerde ise önümüzdeki günlerde başlayacak.
Umudunu fındığa bağlamış olan Karadenizli kara-kara düşünmeye başlamıştır.Acaba fındığımı toplayayım mı yoksa toplamayayım mı?diye.
Fındık birkaç gün sonra pazara inecek.Ortada ne bir hükümet sözcüsü,nede bir fındık alıcısı gözükmüyor.Tüccarın iki dudağı arasında vereceği fiyatı halkımız bekliyor.
Hükümet yetkilileri ve Belediye Başkanı çamdan-kavaktan konuşarak fındığı unutturmaya çalışıyorlar.Birileri Trabzon’u 2011 Olimpiyatlarına hazırladık diyor.Trabzon tesislerle donatıldı diyor.Milletvekilleri işsizliği önledik diyor.İşsizliği önlemek için okul yapıyoruz diyor.Bazı STO’ar ise Sümela’daki ayını fırsata çevirdik,çeviriyoruz,çevireceğiz diyor.
Sormazlar mı adama,Müslüman mahallesinde salyangoz satmak,ne zamandan beri meşru oldu,fırsat oldu.STO lerinden bazısı Sümela’daki Ayin bir fırsattır diyor.
365 günde Trabzon’da bir günlük turizm Trabzon insanına ne kadar katkıda bulunacaktır.TSİD yöneticisine sormak lazım.
Keşke 364 günü kurtaracak olan halkımızın geçim kaynağı olan fındık için birkaç cümle söyleyebilse idi,Üreticimiz 364 gün ağlıyor diye bilse idi.Yine 15 Ağustos un niçin seçildiğini tarihi sürecini iyi okuya bilse idi.Keşke Ayasofya’nın da daha önce cami olduğuna dair hükümet ve yandaşları aynı duyarlılığı gösterebilse idi.
2011 Olimpiyatları yaklaştı,Şehrimiz afişlerle donatıldı.Trabzon artık tesisler yönünden çok zenginleşti.Soruyorum,8 yılda Havaalanı üstündeki Spor tesisi dışında Trabzon’a hangi tesisi kazandırdınız.Mevcut tesislerle 2011’e doğru gidiyoruz.Kağıt üzerindeki imzalar tesise dönse idi, Akyazı tesisi iki yıl önce bitmesi gerekirdi.
Kağıt üzerindeki imzalar gerçek olsa idi,Trabzon göç vermezdi,işsiz sayısı günden güne artmazdı.Köylerimiz boşalmazdı.Esnafımız evine ekmek getirme sıkıntısına düşmezdi.Emeklimiz aç yatmazdı.Üreticimiz açlığa terk edilmezdi.
Bunları görmeyen iktidar ve yöneticileri şimdide anayasa değişikliği ile halkın huzuruna çıkmaya çalışıyorlar.Milletimiz sizden aş,iş ve ekmek beklemektedir.Dertlerine çare olmanızı beklemektedir.Fındığına verdiği alın terinin karşılığını beklemektedir.Kısaca icraat beklemektedir.Hükümet yetkilileri ise tüm bunları göz ardı ederek kendi Anayasasını yaparak evet oyu istemektedir.Artık halkımız,bu zulme,işsizliğe,aşına,ekmeğine,ürettiğine,ürettiği malın karşılığını vermeyen bu hükümet ve Anayasasına HAYIR diyecektir.