Öncelikle geçen hafta bir kez daha minnet ve saygıyla andığımız Çanakkale Zaferi Şehitlerimizi ve onların nezdinde tüm Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.
Kalemin Hikayesi
Rivayet edilir ki ;eşyadan ilk kalem yaratılmıştır.Kalemin taşıdığı misyonu irdelersek rivayetin güçlülüğüne kani olacağımızdan şüphe yoktur.
Tarih boyunca kalem hep öncü olmuştur. Medeniyetlerin temelinde mutlaka kalem vardı.Hep en güçlü,en etkili silah olmuş,ve dünyanın sonuna kadar da önemi artarak devam edecek ya.Hasbelkader kalemle uğraşıyoruz.Kalemin ağırlığını,keskinliğini,sivriliğini bilmeli ve ona göre davranmalıyız. Kur’an da bile Yüce Allah daha ilk inen ayetlerde kalemden bahsediyor;ilmin , medeniyetin ,kültürün gelişmesinde kalemin rolünün büyük olduğunu hatta temelinde onun olduğunu belirtiyor adeta. Okuma ve yazma işlemini aynı anda zikrederken, oluşturacağı değişimin de bu araçlarla olacağının haberini veriyordu.’’Oku. Yaradan Rabbinin adıyla oku.O insanı aşılanmış bir yumurtadan yarattı.İnsana bilmediklerini belleten kalemle yazmayı öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir..’’(Alak süresi 1-5)
İnsan ile kalem arasında mutlaka bir maddi manevi bağ vardır ki; Allahu teala insanın yaradılış olayını ve okuma yazma gibi fiilleri aynı sürede peş peşe zikretmiştir.
Şu düşünce aklımıza gelebilir. Artık klavyeler var daha öncesinde daktilolar vardı. Belki de teknoloji daha neler yapacak bu alanda.Bütün bunlar var ,olacak da.Ama işlevlerinin sonucu aynı değil mi?.
Bende kalemin önemine binaen, ‘Kalemin Hikayesi’ni siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum.Aşağıda sunacağımız yazı, insan-kalem ikilisinin ne anlama gelebileceğinin, nasıl bir özdeşlik içinde olabileceklerini işaret eden bir hikaye.
İşte…
Kursun Kalemin Hikayesi
Çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu:
“Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun? Benimle ilgili bir hikaye olma ihtimali var mı?”
Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi:
“Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem yazdığım kelimelerden daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de seversin.”
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
“İyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç de farklı değil ki!”
“Bu tamamen nesnelere nasıl baktığınla ilgili. Bu kalemin beş önemli özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep dünyayla barışık bir insan olursun.
“Birinci özellik: Harika şeyler yapabilirsin ama attığın adımları yönlendiren bir el olduğunu asla unutma. Bizim için bu el Tanrı’dır ve her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir.”
“İkinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri olmasını sağlar. Bu yüzden bazı acılara göğüs germeyi öğrenmelisin. Bu acılar seni daha iyi bir insan yapar.”
“Üçüncü özellik: Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığınız bir şeyi sonradan düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın. Aksine bu bizi adalet yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden birisidir.”
“Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın.”
“Beşinci ve son özelliği ise: Her zaman bir iz bırakmasıdır. Aynı şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli ve her hareketinin farkında olmalısın.
Kıssadan hisse…
Saygılarımla…
23.03.2010